3 Eylül 2009 Perşembe

İstanbuldan Göcek'e 8

2 ağustos Pazar sabahı 05.30 da Ayvalıktan ayrıldım. Babakaleyi dönene kadar nerdeyse hiç rüzgar yoktu. Ama burnu dönüp kuzeye yönelince, tam kafadan gelen,yer yer 28 knot’a varan rüzgar, kaldırdığı dalga ile teknenin ilerlemesini engelliyordu. Cenovayı açıp rüzgara 50-55 derece açılarla zigzaglar yaparak, teknenin nispeten sarsıntısız seyretmesine çalıştım. Fakat ortalama hız yinede düşük oluyordu. Rüzgara 45 derece açılarla seyir yapılsa tekne yeteri kadar hız kazanamıyor ve de dalgaların etkisiyle yine yüksekten düşüp suya çarparak çok rahatsız ediyordu. Yine akşam güneş batarken Bozcaadaya girebildim. 3 ağustos sabahı saat 06.00 Çanakkaleye gitmek üzere Bozcaadadan ayrılıp motor seyriyle ve rahat bir yolculukla 14.30 sıralarında Çanakkale marinaya girdim. Yolda sık sık sintine pompasını çalıştırıp biriken suyu tahliye ettim. İstanbula fazla yol kalmamıştı. Sabah 05.00 da yola çıktım. Akşam 18.00 civarı Mürefteye varırken, salmanın bağlantısının gevşemiş olma ihtimali canımı sıkıyordu. Deniz suyu pompası su kaçırıyordu ama bu suyun biriktiği bölme ayrıydı ve akşamları biriken suyu alıyordum. Müreftede suyu tamamen boşalttım. Salma tarafını iyice kurutmaya çalıştım. Fakat o kısımdan pek su gelmiyordu. Acaba tekne dururken salma oynamadığı için mi su girmiyordu? Sabah yola çıkarken deniz suyu pompasının kaçırdığı suya baktım. Çok artmıştı. Hemen hemen yarı açık bir musluk gibi su geliyordu, pompaya bağlı hortumun altından doğru. Bu suyu görünce, salmanın gevşemiş olma ihtimali ortadan kalkmıştı. Artık rüzgarın müsait olduğu yerlerde cenovayı açmaya başladım. Akşam üstü Silivriye vardığımda, iskelenin iç kısmına bağlanmak istedim. Fakat ne halat alıp babaya bağlayacak kimse, ne de kolay yerde baba vardı. Bu kısım rüzgar altı olduğundan halatı kendim de bağlayamıyordum. Bu sebepten iskelenin rüzgar üstü olan dış kısmına geçtim. Bu sırada denize girmekte olan gençler de yaklaşmışlardı. Halat alarak bağlanmama yardım ettiler. İlk işim deniz suyu pompasını incelemek oldu, beni Pendik’e kadar götürürmüydü? Gördüğüm kadarıyla daha 1000 mil yol gitsem su kaçırmasından başka problem olmazdı. Yeter ki suyu tahliye edeyim. Demek ki suyun biriktiği bu bölmeden sintineye bir geçiş oluyordu. Artık yola rahat çıkabilirdim. Nitekim ertesi sabah saat 05.30 da yola çıktım ve rahat bir yolculukla, yolun büyük kısmında da cenovayı açarak saat 15.00 civarı Pendikte oldum. Ertesi gün ilk işim deniz suyu pompasını sökmek oldu. Ertesi gün de rumanlarını ve keçesini değiştirerek yerine taktım. Kısa bir süre motoru çalıştırıp durumu test ettim. Normal görünüyor. Hafta sonu seyire çıkarsam daha iyi bir test olacaktır.
Böylece sona gelmiş olduk. Herkese, kazasız, güvenli ve mutlu seyirler diliyorum. Pruvanız daima neta olsun.
video
video
video

Hiç yorum yok: